EKONOMİ POLİTİKAMIZ - Milli Mücadele Partisi

İçeriğe git

Ana menü:

EKONOMİ POLİTİKAMIZ

PARTİMİZ

Kalkınmayı sosyal adaletle, sosyal güvenlikle ve demokrasiyle bağdaştırarak hızlandıracaktır.Katılımcı demokrasiye daha çok gerçeklik ve işlerlik kazandıracaktır. Çağdaş demokratik kültürün ve bu kültüre uygun değerlerin ve davranışların yaygınlaşmasına uygun bir ortam oluşturacaktır. Toplumsal dayanışmayı ve barışı, toplumda dirlik düzenliği ulusal birliği bağımsızlığı güçlendirecektir. İnsan kişiliğinin de toplumun da hakça bir düzen içinde gelişmesine katkıda bulunacaktır. Pazar kurallarını hiçe sayarak ekonomiyi yönetmeye kalkışanlar da, toplumu pazar kurallarına tutsak etmeye uğraşanlar da egemen oldukları ülkeleri, çağımızda ekonomik bakımdan açmaza düşürmüş; sosyal bakımdan derin huzursuzluklara sürüklemişlerdir. İki yaklaşımın da özgürlükle ve demokrasiyle bağdaşmadığı görülmüştür.

MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ ise, halkın kaderi halkın ellerindedir, ve devleti de ekonomiyide halk, kendi bereketli elleriyle, toplum yararına yönlendirir.

EKONOMİDE HALK

Ekonomi politikasında halkın etkinliği büyük ölçüde artırılacak ve halk sektörünün ağırlıklı yeri bulunacaktır. Demokratik yapılı ve demokratik işleyişli halk yatırımlarından oluşacak, halk sektörü özendirilip güçlendirilecektir.

Halk sektörü, yalnız çalışan yurttaşların mütevazi birikimlerini kendi aralarında bir araya getirerek kuracakları küçük veya orta işletmelerden oluşmayacaktır. Bunun ötesinde, sendikalar ve kooperatifler, yatırım ve işletmecilik konularında uzmanlaşan güçlü kurumlar kurmaya özendirileceklerdir. Bu kurumlar, halk sektörü çerçevesinde büyük ekonomik işletmeler kurabilecekleri ve kurdurabilecekleri gibi, yurttaşların, o arada yurt dışındaki işçilerin küçük birikimlerini bir araya getirerek kurdukları veya kuracakları işletmelere de, yöneticilik ve işletmecilik bilgisi, bu alanda yetişmiş personel, proje yardımı ve pazarlama kolaylıkları sağlayacaklardır.

Yerel yönetimler, özellikle az gelişmiş yörelerde halk sektörü girişimlerine öncülük etmeyi ve destek olmayı üsteneceklerdir. Halk sektörü, halkın birikimlerini, girişimciliğini ve dayanışmasını, gelişmeye hız, demokrasiye güç katar biçimde harekete geçirecektir ve demokrasiyle sosyal adaletin bağdaştırılmasında önemli bir etken olacaktır.

Halk sektörü, devletin toplumsal sorumluluğunu, özel sektöründe dinamizmini paylaşarak, ikisi arasında bir katalizör işlevi görecektir. Devlette de, özel sektörde de aşırı güç yoğunlaşmasını önleyerek, halkın gücü ve özgürlüğü için, demokrasinin esenliği için, toplumun dirlik düzenliği için, bir güvence oluşturacaktır.


EKONOMİDE DEVLET

Devlet sektörünün genişliği değil, devletin ekonomiyi, halk katılımıyla ve toplum yararına etkili biçimde yönetebilmesi önem taşır. Altyapıları ve kamu hizmeti gören kuruluşlardan mülkiyeti veya işletilmesi özel sektöre devredilmiş olanlar geri alınacaktır. Önemli doğal kaynakları devlet işletecektir. Doğrudan savunmayla ilgili sanayiler devlet elinde bulunacaktır. Ulusa ait olan ve birçoğu tükenir nitelikte bulunan doğal kaynaklar, kişilerin çıkarlarına ve kısa süreli pazar koşullarına göre değil, tüm ulusun ve ülkenin yararı ve geleceği gözetilerek işletilmelidir.

MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ; ekonomide devlet sektörünü genişletmek üzere özel bir çaba gösterecek değildir. Ancak devlet sektöründeki ekonomik amaçlı işletmeler, pazar kuralları içinde çalışarak yaratacakları kaynaklarla, plan hedeflerine uygun yeni yatırımlar yapabileceklerdir.

Bunların dışında, pazar kurallarına göre yatırım ve işletmecilik yapanların ilgilenmeyecekleri alanlarda ve yörelerde, devletin belirli öncülük görevleri vereceği devlet işletmeleri kurulacaktır.

Pazar kuralları içinde ayakta durabilir duruma gelinceye kadar, bunları halk katılımıyla, devlet yönetecektir. Sorumluluklarını devlet üstlenecektir.

Bir ekonomik işletme geri kalmış ve pazarlara uzak bir yörede kurulmuş ve işletme düzeyinde karsız olabilir. Fakat eğer o yatırım, yan etkileri bakımından doğurgansa; yörede başka işyerleri kurulmasına, ticaret hayatının canlanmasına, işsizlere iş olanakları sağlanmasına, yerel kaynakların değerlendirilmesine ve genel olarak yörede ekonomik, sosyal, kültürel değişime öncülük edip yol açabilecek nitelikteyse, işletmecilik açısından karsız bile olsa, yöre halkı açısından ve toplumun gelişmesi açısından karlı ve yararlıdır.

Bir ülkede ulusal birlik ve dayanışma, gelişmenin tüm ülkeye dengeli olarak yayılması oranında güçlenir. O nedenle, bu tür yatırımlar, ulusal birliğin güçlenmesine de önemli katkıda bulunur.

Geri kalmış yörelerde gelişme sürecini başlatacak veya hızlandıracak bu tür işletmelerin yurt düzeyinde yaygınlaşması, büyük kentlerde işsiz göçü dolayısıyla aşırı nüfus yoğunlaşmasını ve sosyal gerilimleri önler; kentleşme giderlerini kısar, ekonomik ölçütlerle kendi başlarına karsız bile olsalar, bu işletmelerin, ulusal ekonomiye ve sosyal sorunların hafifleşmesine o yönlerden de büyük katkıları olur.

MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ; böylece öncü ve doğurgan yatırımların, devlet eliyle, en geri kalmış ve en uzak yörelere kadar dengeli dağılımını sağlayacaktır.

Cömertçe özendirme önlemlerinin, özel sektörü, bu yörelerde yatırımlara yöneltmek bakımından çok yetersiz kaldığı görüldüğü için, devlet bu konuda öncülük üstlenme durumundadır.

Ancak, bir geri kalmış yörede, halk sektörü veya özel sektör, işletme düzeyinde yeterince karlı olmayabileceğini bile bile, bu nitelikte işletmeler kurmaya girişirse, devlet onlara da gereken kolaylığı ve desteği sağlayacaktır.


EKONOMİDE YAPISAL DEĞİŞİKLİK VE DEVLETİN İŞLEVİ

Devletçe yerine getirilen bazı kamu hizmetlerinin, giderek artan ölçüde varlıklı kişilerin “hayırseverliği”ne veya “vatansever”liğine bırakılmasına neden olmakta, bu yüzden, devletin işlevleri ile kişilerin işlevleri sakıncalı biçimde ve ölçüde, birbirine karışmaktadır. Kaldı ki, kişisel “hayırsever”likler ve “vatanseverlik”ler, çoğu kez, vergi bağışıklığı yoluyla, veya şükran belirtisi olarak kişilere sağlanan bir takım ayrıcalıklarla, aslında kamu kaynaklarından karşılanmaktadır.

Demokratik sosyal devlette, toplumun dirliği, kişilerin hayırseverliğiyle değil, hayırlı devlet anlayışıyla ve halkın kendi dayanışmasıyla sağlanır.

MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ; devletin geri kalmış yörelerde kuracağı öncü ve doğurgan işletmeler de, köy-kent programıyla ve halk sektörü yatırımlarıyla destek, işsizlere bulundukları yerlerde geniş çalışma olanakları açacaktır.

Ulusal bağımsızlığı, demokrasiyi ve sosyal hakları engellememek koşuluyla, yabancı sermayeden, yabancı sermaye ortaklığının sağlayacağı ek kaynaklardan, deneyimden ve ileri teknolojilerden, bu amaçla olabildiğince yararlanma yollarını aramak gerekir.

Örgütlenme, dayanışma ve işbirliği alışkanlığını toplum yaşamının her alanına yerleştirmek için çaba gösterecektir.

MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ; Ekonominin sosyal adaletle birlikte güçlendirilmesini içlerine sindiren, kendi çıkarlarını toplum yararıyla bağdaştırmaya çalışan; ekonomik güçlerini siyasal güce dönüştürmeye kalkışmayan özel sektör girişimcilerine, plan ve yatırımlarda gereken devlet desteğini sağlayacaktır. Geleceğe güvenle bakarak yatırım yapabilecekleri bir ortam oluşturacaktır. Bu anlayışla özel sektörün, sağlıklı gelişmeye 
hız katabilecek ekonomide geleceği de öngören yapısal değişiklikleri kolaylaştırabilecek girişimciliğini özendirecektir. Özel sektörde tekelleşme eğilimlerini önleyecektir. Hakça bir yarışma ortamı oluşturacaktır.


EKONOMİDE ARAÇLARIN AMACA UYGUN KULLANIMI

MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ; ekonominin tüm araçlarından, hakça gelişmeyi hızlandırmak üzere yararlanırken, araçların amaçlarla tutarlılığı ilkesine bu alanda da uyacaktır.

Vergi politikasını saptarken;

  •  Kamu gelirlerinin artırılmasını,
  •  Sosyal adaletin yaygınlaştırılmasını,
  •  Hakça ve verimli kaynak kullanımını
  •  Tüketim savurganlığı yerine tutumlu ve sağlıklı tüketimin özendirilmesini,
  •  Ölü yatırımlara yönelik faaliyetin caydırılmasını ve üretken yatırımların desteklenmesini gözetecektir.

 
MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
İçeriğe dön | Ana menüye dön